FORMÜL BEBEK MAMALARININ GÜVENİLİRLİĞİ !
Beslenme, insan sağlığının temelini oluşturan en önemli faktörlerden biridir. Yeterli ve dengeli beslenme, büyüme ve gelişme üzerinde, özellikle anne karnında ve erken bebeklik döneminde etkilidir. Büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu bu dönemde çocuğun yetersiz ve dengesiz beslenmesi sağlık durumunu da etkiler. Beslenmesi iyi olmayan çocuğun bağışıklık sisteminin etkilendiği ve enfeksiyonlara yatkın hale geldiği bilinmektedir.
Bebeklerin besin gereksiniminin karşılanması doğrudan doğruya anneye bağlıdır ve bebeğin sağlığını, gelişmesini korumak için annenin yapacağı en iyi şey bebeğine kendi sütünü vermesidir. Çünkü anne sütü ile beslenme, bebeklerin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için en ideal nitelikte olan beslenme şeklidir. Anne sütü, besin maddelerini uygun miktar ve kalitede içermesinin yanında süt çocuğunu enfeksiyonlara karşı koruyan immünglobulinleri, hücreleri ve faktörleri de içermektedir.
Bebeğin ilk 6 ayı süresince büyüme ve gelişimine ait gereksinimlerine tek başına yanıt verebilen anne sütü, anne ve bebek bağının kurulmasında da önemli rol oynar. Anne sütü, beslenme sürecinde uygun büyüme için gerekli besin ögelerini karşılamakta, uygun hidrasyon için gerekli suyu sağlamakta, enfeksiyonlar ve alerjiden koruyucu etmenler içermekte, bebeği ishal, otit, menenjit, solunum yolu enfeksiyonları gibi hastalıklardan koruyarak bebek ölüm oranını azaltmaktadır.
Günümüzde 6 ay tek başına, daha sonra da ek besinlerle birlikte anne sütü ile beslenmeye 2 yaşa kadar devam edilmesinin çocuk sağlığına olumlu etkileri tartışmasız kabul edilmesine rağmen, çeşitli sebeplerden ötürü annenin süt verememesi veya anne sütünün yetersiz gelmesi gibi durumlarda bebeğin ihtiyaç duyduğu enerji ve besin ögelerini karşılamak adına formül mamalara ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak, mamaların biyoyararlılığı ve anne sütüne uzaklığı tartışılırken son günlerde, bebek mamalarının içinde GDO tespit edilmesi akıllarda daha çok soru işaretine sebep olmuştur. Piyasada ilk 12 ay ya da 6-12 ay arası önerilen bebek mamaları dört gruba ayrılır. İlk grupta 0-6 ay arası kullanılan bir numaralı mamalar bulunmaktadır. Yaşamın ilk 6 ayında kullanılmak için üretilen bir numaralı mamalar bebek sütü, bebek maması, bebek formülü, biberon maması ya da formül süt ile adlandırılmaktadır. İkinci grupta 6. aydan sonrası için üretilen iki ve üç numaralı devam sütü, devam formülü ve devam mamasıdır. Bir diğer grup kaşık mamaları ve son olarak da bebek yemekleri ve kavanoz mamaları mevcuttur.
Devam sütleri, inek sütüne ilaveler ve çıkarmalar yapılarak üretilmektedir. Ancak inek sütünün gerek erken bebeklik dönemindeki bazı allerjen etkileri, gerekse söz konusu ilave ve çıkarma işlemleri sebebi ile doğallığını kaybetmesi bebek sağlığını riske atmaktadır. İnek sütü, anne sütünden daha zor sindirilir. Bu da kusma ve gaz şikayetlerinin daha fazla yaşanmasına neden olur. Bu durumda 6-12 ay dönemde inek sütü içeren formül mamaların kullanılmaması gerekir.
NE YAPMALIYIZ?
Yaşamın ilk 6 ayı sadece anne sütü, 6. ay itibari ile ek besinlere başlanarak anne sütü ile devam edilmesi ve bebeğin 2 yaşına dek emzirilmesinin örnek beslenme olduğunu bir kez daha belirterek, bu beslenmenin tıbbi olarak mümkün olmadığı durumlarda alternatif beslenme yolları aranması düşünülmelidir.
Gıda endüstrisi ürünlerini yiyen-içen, kimyasal ilaç, kozmetik ve deterjan kullanan annelerin sütü yüzlerce, hatta binlerce çeşit katkı maddesi içerir. Bebekler bu sütü emmek istemez ve yüzlerini çevirirler. Bu durumda tarçın, zencefil, karanfil, safran, kekik, kimyon kullanmak, bol sıvı içmek ve bebeğin emmediği sütü sağarak atmak sütü çoğaltır ve temizler, sütün kokusunu ve tadını güzelleştirir. Bunun yanında, emzirme döneminde annelerin düşük kalorili diyetleri uygulamaları, makro ve mikro besin alımını kısıtladığından dolayı sütte azalmaya neden olur. Bu nedenle, annenin düzenli ve tüm besin ögelerini yeterli miktarda alıp ihtiyacını bebeği ve kendisi için karşılayabileceği bir diyet programına uyması, sütünün kalitesini ve miktarını artırır.
Eğer bebek anne sütünü hiçbir şekilde kabul etmiyor ya da çeşitli sağlık sorunlarından dolayı anne, bebeğine süt veremiyorsa son çare olarak uygun formül bebek mamaları verilmelidir. Bebek için en uygun mama, anne sütüne en yakın içeriğe sahip olan formüldür.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar, keçi sütünün anne sütüne olan yakınlığına dikkat çekmekte. Keçi sütünün benzersiz yağ ve protein yapısı, onu doğal olarak sindirimi kolay yapmaktadır. Keçi sütünde bulunan küçük yağ kürecikleri ve görece daha yüksek sayıdaki kısa ve orta zincir yağ asitleri vücutta daha kolay parçalanabilir ve sindirimi kolaylaştırabilir. Bu da bebekte kusma ve gaz şikayetlerini minimuma indirger. Buna ilave olarak, keçi sütünde bulunan düşük αs1-kasein proteini sindirim sisteminden kolayca geçen daha yumuşak bir pıhtı oluşmasına yardımcı olur. Keçi sütü; vitaminler (A, D, B1, B2 ve B12), mineraller (kalsiyum, fosfor, magnezyum, çinko ve iyot), proteinler ve yağ asitleri gibi önemli besleyici öğeleri yüksek seviyede içerir ve yüksek miktarda emilebilir özelliğe sahiptir. Ayrıca doğal yapısında, bağışıklık sistemini ve hücre gelişimini destekleyen yüksek konsantrasyonda nükleotid içermektedir. Kolay sindirilebilir olması nedeniyle, vücut bu besinleri daha etkin bir biçimde parçalar, absorbe eder ve kullanır.
Formül mamaların yapımında doğada anne sütüne en yakın bulunan sütün kullanılması, bebek için allerji ve katkı maddelerinin aşımı risklerini elimine edebilir. Keçi sütü, içerik yapısı ve salgılanma şekli itibari ile anne sütüne en yakın bulunan süttür.
Sonuç olarak, hiçbir mama anne sütü kadar kusursuz olamaz. Çünkü anne sütü bebeğin gereksinimine göre özel olarak üretilir. Antikor (hastalıklara karşı koruyucu proteinler) ve hücreler içerir. Ancak tamamlayıcı beslenmede veya emzirmenin mümkün olmadığı durumlarda keçi sütünden elde edilmiş formül mamaların kullanımı bebek sağlığı ve gelişimi açısından daha uygundur.
TGKK GENÇ AKADEMİSYENLER KOMİSYONU
AR-GE BİRİMİ
ESRA BAŞAKIL
www.genckonfed.org
Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu
#TGKKF #genç #Genckonfed #konfederasyon #gençlikkulüpleri#TürkiyeGençlikKulüpleriKonfederasyon
#TürkiyeGençlik #TürkiyeGençlikKulüpleri
GENEL HABERLER
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN DÖRDÜNCÜ OTURUMU AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN ÜÇÜNCÜ OTURUMU IĞDIR ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN İKİNCİ OTURUMU KARS KAFKAS ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN İLK OTURUMU ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİDLDİ
-
Aralık Ayı Gençlik Araştırması
-
“100. Yılında Gençlik Perspektifi” Eskişehir Anadolu Üniversitesinde!
-
Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) ev sahipliğinde Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonunca "100. Yılında Gençlik Perspektifi" programı gerçekleştirildi.
-
“100. Yılında Gençlik Perspektifi” Mardin Artuklu Üniversitesinde!
-
“100. Yılında Gençlik Perspektifi” Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesinde!
-
Genç Girişimciler Kurul Başkanımızdan Gençlerin Perspektifinden: Duygu Çamurtaş
-
STOKÇULARIN YENİ HEDEFİ GENÇLER!
-
%100 Yerli Üretim %100 Milli Düşünce Sempozyumu Batman'da
-
%100 Yerli Üretim %100 Milli Düşünce Sempozyumu Trabzon
-
Anayasaya Genç Bakış
-
%100 Yerli Üretim %100 Milli Düşünce Sempozyumu Sivas

